İsrafil (as) suru çalacak ve şöyle feryat edecektir: “Ey bedenlerden çıkan ruhlar! Ey dağılmış bedenler! Ey çürümüş etler, kemikler! Ey dağılmış tüyler! Hepiniz geri dönün ve birleşin! Hesap için koşun!”[1] Herkes kalkarak şaşkın bakışlarla birbirlerine bakar ve akılları karışmış bir halde; “Burası neresidir? Şu ilginç sesler! Bu sesler de nedir?” diye sormaya başlarlar. Ve sen, onların içerisinde şaşkın bakışlarla, hayretler içerisinde...
İnsanlar mezarlarından kalkarak koşmaya başlar, sanki özel bir hedef tablosu kurulmuştur. Bu insanlar bir an önce o hedefe ulaşmak gayretindeler. Ağlar gözlerle etraflarına bakarlar; “Sanki dikili bir şeye doğru koşuyorlarmış gibi, o gün kabirlerden hızla çıkarlar… Gözleri düşkün bir haldedir. Kendilerini de zillet bürür. İşte bu, onlara vaat edilen gündür.”[1] Ve şöyle derler: “Eyvah bize! Bizi mezarımızdan kim diriltti? Bu Rahman’ın vaat...
Güneş aydınlığını kaybetmiş, yıldızlar dağılmış, dağlar parçalanmış, denizler alev alev… “Güneş dürüldüğü zaman, yıldızlar karardığı zaman, dağlar yürütüldüğü zaman, en değerli mallar bırakıldığı zaman, vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman, denizler tutuşturulduğu zaman…”[1] Çocuklarını emziren anneler, korkudan çocuklarını atıp kaçıyorlar… “Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiğini unutur ve her gebe...
Biz Ehl-i Beyt dostları, Allah’ın adil olduğuna inandığımızdan, Allah Teala’nın insanları güçleri yetmediği şeylerden sorumlu tutmadığına inanıyoruz. Yani, Allah Teala herkesten kudret ve gücü oranında bir takım ödevler istemiş, kimseyi imkan ve yeteneğinden fazlasıyla görevlendirmemiştir. Yine inanıyoruz ki, Rahman ve Rahim olan Allah, herkese kendi eliyle kazandığını verir; hiç kimseyi başkasının suçuyla cezalandırmaz. Herkesin yaptığını kendisinden...
Allah’ın Sıfatları Felsefî delillerin çoğunun hedefi “vacib-ul vücud” diye bir varlığın olduğunu ispatlamaktır. Diğer bir takım delillerle de vacib-ul vücudun selbî ve subutî sıfatları ispatlanmış olur. Bu sıfatların bilinmesiyle de Allah Teala ile yarattığı varlıkları ayıran özel sıfatlar tanınmış olur. Vacib-ul vücudun, yaratıklara has sıfatlarla sıfatlandırılmaması, yaratıklarından biriyle karıştırılmaması için bir taraftan Allah’ın...
Mead inancının Kısa Bir Açıklaması Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Ölüm haktır “her nefis ölümü tadacaktır.” [1] İnsan fena ve yokluk için değil, ebedilik ve beka için yaratılmıştır. Ölümle de yok olmayıp sadece bedeni ile ruhu birbirinden ayrılmakta ve ruh bir diyardan diğer bir diyara göçmektedir. Nitekim Resulullah (s.a.a) hadislerinde ölümü böyle tanıtmıştır. Resulullah (s.a.a) Bedir’de öldürülen kafirlere...
İnşaallah bu dersten itibaren birkaç ders “MEAD” yani insanın ölümden sonra başlayan hayat serüvenini, kabirde, berzah âleminde ve bilahare Mahşer gününde başına gelecekler hakkında ayet ve hadislerden istifade ederek izahatta bulunmaya çalışacağız. Bu dersimizde mahşer gününde karşılaşılacak olan “HESAP” konusunu birkaç başlık altında ele almaya çalışacağız. 1- KIYAMET GÜNÜNDE BÜTÜN İNSANLARDAN HESAP SORULACAK. Kûr’an-ı...
İnsanı kabir azabı ve sıkmasından kurtaracak bir çok şey vardır. 1-Hz.Ali’den (a.s) şöyle rivayet edilmiştir:”Her Cuma günü Nisa suresini okuyan kimse, kabir sıkmasından güvende kalır.” (Sefinet’ul-Bihar, c.7, s.195) 2-Yine rivayet edilmiştir ki: “Kim sürekli Zuhruf suresini okursa, yüce Allah onu kabirde, yer altı hayvanlarından ve kabir azabından emanda kılar.” (Sefinet’ul-Bihar, c.7, s.195) 3-Rivayet olunmuştur ki: “Kim farz ve müstehap namazlarda Kalem...
Biz Ehl-i Beyt dostları İslam’ın temel ilkelerinden bir diğerinin de imamet olduğuna inanıyoruz. Bize göre, imamet makamı aynen nübüvvet makamı gibi ilahi bir makam olup, o makama gelecek kişiyi Allah Teala seçer. Nasıl ki, kullar peygamber seçme hakkına sahip değillerse, imam seçme hakkına da sahip değillerdir. Biz Ehl-i Beyt dostları, peygamberlerde gerekli olan bütün şartların imamlarda da şart olduğuna ve peygamberlerin varlığını zorunlu kılan gerekçelerin...
İslam uleması, Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetlerinin açıkça veya ima yoluyla berzah hayatına delalet ettiğini belirtmişlerdir. Şimdi bu ayetlerden bazılarına kısaca bir göz atalım. 1- Allah Teala şöyle buyuruyor: “Onlardan birine ölüm gelince: “Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim” der. Hayır; bu, onun söylediği bir sözdür. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları...









