Selam Sana Ey Putkıran

Yazar:beytül ahzan Tarih: 20 Haziran 2010524 kez okunduYorum Yok
Selam Sana Ey Putkıran

Bismillah… Sen asırlar öncesinden gelen sabah yeliydin… Tatlı bir meltem gibi yalınayaklıları okşayan sen, bir kasırga gibi küfrü ve zulmü alt üst ediyordun… Muhammed’in rahmetini, Ali’nin yiğitliğini, Huseyn’in dirilten direnişini getirmiştin… “Her müslüman bir kova su dökse, İsrail’i sel götürür” diye haykırıyor, ümmeti bu “kanser tümörü”ne karşı uyarıyordun… Müslümanların uyuşturulmuş bilincini açmak için o yaşlı bedenin, ama... 

Şii – Sünni Meselesi

Yazar:beytül ahzan Tarih: 13 Haziran 2010688 kez okunduYorum Yok
Şii – Sünni Meselesi

Fitne-fücur emperyalistlerin Arap dünyasındaki yerli işbirlikçileri, Sünni kitlelerin mezhebî hassasiyetlerini kışkırtarak, Hamas ve genel olarak İhvan-ı Müslimin hareketinin Hizbullah/İran ile ittifakını maşeri vicdanda mahkum ettirmeye çalışıyorlar. Gün geçmiyor ki Şark’ul Evsat gazetesi yahut Arabiya televizyonu ‘İhvancılar üzerindeki Şia etkisinin doğurduğu büyük rahatsızlığa’(!) ilişkin bir haber yahut yorum yayınlamasın. Sokaktaki Sünni... 

Erkeğin Tesettürü!

Yazar:beytül ahzan Tarih: 7 Haziran 2010586 kez okunduYorum Yok
Erkeğin Tesettürü!

Son yıllarda nereye baksam, İslam adına, İslamî direniş adına duyduğum tek şey tesettür. “Bacımın başörtüsü” tarzı slogan baslıklarla alabildiğine duygusallaştırılan bir hadise bu. Daha önceleri de hep çevrenin büyüklerinden cuma hutbelerinde onlara mütemadiyen erkeğin üstünlüğü, kadının ahiretinin dahi erkeğin rızasına bağlılığı, kadını şöyle korumalı, böyle mahrum etmeliler vaaz edilirmiş. Camiden dağılan cemaat, aldıkları o sahte... 

Bu Gece

Yazar:beytül ahzan Tarih: 29 Mayıs 2010577 kez okunduYorum Yok
Bu Gece

Bu gece tarihin en gür sesli suskunu semalarla ahitleşmekte… Onu anlatmanın en iyi yolu yalnızlığı anlatmak olsa gerek. Kufe Mescid’ini dinlemek gerek. Onu duymak için kuyulara kulak vermek gerek. Birde yetimlere… Küçük kalplerine kocaman bir umudu sığdırıp; gecenin kör karanlığında gözleri Ali’yi bekleyen yetimlere… Başlarını yalnızca Ali’nin okşadığı yetimlere… Ve yirmi beş yıl boyunca Ali’nin tek sırdaşı olan yetimlere… Kufe viranesinde yalnız... 

Beytül Ahzan’ın Dilinden

Yazar:beytül ahzan Tarih: 26 Mayıs 2010893 kez okunduYorum Yok
Beytül Ahzan’ın Dilinden

Ey yanan kapının ardında solan nazenin! Bu dünyadan değil Rabbin Cennetinin en üst katından yolladığı bir hediyeydin insanlığa. Sen Resulullah’ın can parçası: Ümm-ü Ebiha! Sen Mazlum Ali’nin tek taraftarıydın. Harabemde açan güldün sen. Söyle Zehra niçin gelmedin bugün Beytül Ahzan’a? Her gün gözyaşlarını alır saklardım bağrımda, her gün derdini dinler seninle beraber ağlardım. Yaradan’a yalvarırdım kırık kalbini onarabilmem için bana... 

Şahit Olmak, Sahip Olmaktan Daha Şereflidir…

Yazar:beytül ahzan Tarih: 21 Mayıs 2010593 kez okunduYorum Yok
Şahit Olmak, Sahip Olmaktan Daha Şereflidir…

Kimsenin görmediği sen, şimdi, seni yoklukta göreni “görmekle” görevlendirilmişsin. Görmekle görevlendirilen sen, görünür değildin, görür de değildin. Görünmen için var olman gerekirdi en azından. Ama O senin yokluğunu gördü, seni yokluğunda da gördü. O seni gördüğü için sen var oldun, görünür ve görür oldun. Hiç görünür olmasaydın, hiç bir gözün gözdesi olmayacaktın. Görür olmasaydın, görür olmadığını bile görür olamayacaktın.... 

Hicret

Yazar:beytül ahzan Tarih: 20 Mayıs 2010366 kez okunduYorum Yok
Hicret

Artık gitmeliyim. Ufukta hicret gülümsemekte. Karanlık geceler beni beklerken, Hicaz’ın yetimleri arkamdan su serpmekte. Sayıları beşi geçmeyen dostlarım gelmiş beni uğurlamaya, kimisi sevgisini, kimisi ise akşamki yemeğini getirmişler. Oysa kimseye haber vermedim giderken, gideceğimi nereden de bilmişler. Bir yol, bu yola çıkan için acı ve ızdıraptan başka bir şey yokmuş. Sevdiklerini yolcu edenlerden dinledim, kimse bilmese de bu yolu, bu yola çıkanlar çokmuş. Artık... 

Seni Özledim Rabbim

Yazar:beytül ahzan Tarih: 18 Mayıs 2010574 kez okunduYorum Yok
Seni Özledim Rabbim

Bismillah. Seni özledim, sana secde etmeyi, karanlık gecelerde huzuruna varıp seninle sohbet etmeyi. Ve sabah olunca senin mülkünün sınırları içerisinde, senin beni gözetlediğini bilerek ismini zikretmeyi. Seni özledim rabbim! Çaresiz kaldığımda bir çocuk gibi sana sığınmayı ve her şeyimi seninle paylaşmayı. Senin yetimleri ve yolda kalmışları sevdiğini bilerek, başımı okşadığını ümit ederek ağlamayı. Duyduğumda benden yüz çevirdiğini, aç bir karın... 

Hz. Abbas’ın Öfkesi

Yazar:beytül ahzan Tarih: 16 Mayıs 2010935 kez okundu1 Yorum
Hz. Abbas’ın Öfkesi

Şu an karşımda Hz. Alemdar Abbas’ın timsali olan resim duruyor… Gözlerine bakıyorum öyle derin ki bakışları… Öyle çok şey anlatıyor ki Allah’ım… Yüreğim titriyor neden… Öyle bir acı var ki gözlerinde… Susuz kızlara su getirememenin verdiği bir acı mıdır yoksa… Oklanan su tulumlarından akan sular, Abbas’ın kollarından akan kanlardan daha çok acı veriyordu Abbas’a… Kesilen kollarının acısı hiç kalıyordu susuz çocuklara nasıl... 

Dünyanın İçindesin

Yazar:beytül ahzan Tarih: 10 Mayıs 2010411 kez okunduYorum Yok
Dünyanın İçindesin

Yarı çemberin içindesin. İçinde dünyaya küskünlük var. Yarı çemberin dışındasın. Asılı mı kaldın hayatta? Ya da sıkışık mı kaldın? Sevinçli vahşi yüreğin ile günahkâr yanmış yüreğinin derinliklerinden gelen bunaltı mı geriyor seni? Yoksa yoruldun mu? Bu gün yaşadıkların yordu. Anladım. Sadece bugün yaşadıkların değil. Sıkıntılı günlerden biriydi. Peki. Yok yok tam anlamadım. Bir daha söyler misin? Ruhunu sürgüne mi yolladın? Benliğini yüceltmenin...