İnsan-ı Kamil / Murtaza Mutahhari

Yazar: beytül ahzan Tarih: 1 Ocak 2011 4.4K kez okundu Kitap Tanıtımı 1 Yorum
İnsan-ı Kamil / Murtaza Mutahhari
Bu yazıyı değerlendirin

Kitabın Adı: İnsan-ı Kamil

Yazar: Murtaza Mutahhari

Çevirmen: İsmail Bendiderya

Sayfa: 428

Yayınevi: Kevser


Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları

Murtaza Mutahhari bu kitabında “kamil insan” hakkındaki tüm görüşleri ele almış ve bu görüşleri  ayetler ve hadisler ışığında incelemiştir. İslama uygun olan-olmayan yönlerini nedenleriyle belirtmiş ve böylece İslama göre kamil insan nasıl olur sorusunun cevabı ortaya çıkmıştır…

Kamil bir insan olan Hz. Ali’yi (as) örnek olarak işlemiştir…

Kitabın okuyan herkese çok şeyler katacağına inanıyorum, dolu dolu bir kitap. Kitap bu kadar dolu olunca tabi okumak biraz zaman alıyor. Çünkü roman gibi okuyup geçemiyorsunuz. Okudukça düşünüyorsunuz. Bazen birkaç defa tekrar ediyorsunuz…  Bazen de nefsinize ağır geliyor ara verip nefsinizi hesaba çekiyorsunuz….

Mutlaka okumaya çalışın, okuyunca bu zamana kadar niçin okumadım diye hayıflanacaksınız…

Kitabın arkasında tanıtım yazısı yok maalesef. Ben de yayınevinin “Takdim” yazısını ekleyeyim dedim:

TAKDİM

Allah’ın Adıyla

İnsan bireyleri ve bu bireylerden oluşan toplumun yaradılışına uygun bir şekilde mutlu yaşamasını temin etmek, tüm mekteplerin amacıdır. İster ilahi dinler ister beşeri sistemler, felsefeleri ve yasalarıyla insanı muhatap alır ve onu eğiterek hedeflediği son noktaya varmasını sağlar. Bunun için de birey ve toplum olmanın gerektirdiği bütün vazifeleri harfiyen uygulamak için gerekli ve geçerli bütün yöntemleri ve malzemeleri kullanır. Birey ve toplumu arzulanan kemale ulaştırmakta başarının sırrı, birey ve toplumu bütün yönleriyle en mükemmel şekilde tanımaktan geçer. İnsanın doğasını iyi tanıyıp zaman ve mekan sınırlarından soyutlanarak insan eğitme metodunu iyi kullanan sistem en başarılı sistem olacaktır.

İnsanı tanıdığını iddia eden ancak gerçekte tanımamış mektepler de tarih boyunca var olmuştur. Kimileri ömrünü bitirmiş ve kimileri de can çekişmektedir. Bir de çıkarları uğruna toplumu sürü gibi görüp kendini insanların ilahı sananlar var ki sunmuş oldukları sözde mektepler ve düşünceler insanlığın, değil mutluluğunu bedbahtlığını sonuçlandırmaktadır.

İlahi dinlerin sonuncusu olan İslam dini, hem insan yetiştirme programını hem de bu programla kendini yetiştiren canlı insan örneklerini sunmuştur ki marifet ve ilmin derinliklerine inen onları bulsun, inemeyenler ve madde dünyasının hissiyat araçlarına tutsak olanlar da göz ve kulaklarıyla bunları tanısın ve onlara izcilik ederek derinleşmesini öğrenebilsinler.

Günümüz dünyasında fikirlerin çatıştığını ve insanın geleceğinin bu fikirler sayesinde şekilleneceğini bilmek yeterli değildir. Bu çatışma içinde fikirlerin doğruluğunu saptama ve özgürce yaşayıp-anlatmak, çağdaş bir insana yakışan bir vasıftır.

Elinizdeki kitabın muhtevası, varmayı amaçladığı konu ve vermeyi tasarladığı mesajla kitaba verilen isim arasında mütenasip bir bağlantı vardır. Bu hem yazarın fikri tecessümünün bir ifadesi hem de okuyucunun tecessümünün mükafat ya da mücazatı olacaktır. Bu açıdan okuyucu, belki de bir önsöze gerek kalmaksızın kitabın son sayfasını çevirdiğinde yapacağı muhasebeyi bu kitabın ismini mütalaayla elde edebilecektir.

Üstad Mutahhari’ye yabancı olmayan bugünün Türkçe okuru, onun büyük bir dikkatle inceleyip gerçek değerini saptamaya niyetlendiği her şeyi, her düşünce, tefekkür ve her mesajı ancak ve ancak İslam mihengine vurduktan sonra tespit ettiğini ve son sözü akli ya da hissi temayüllerine kapılarak değil, İslami bilgilerden aldığı sonuçlara bakarak söylediğini bilirler. Bu açıdan onun izlediği bu ilahi yöntemin daha doğru ve yerinde neticeler vereceğini görebiliriz; zira birey ve toplumun yaratılışını ve doğasını en iyi tanıyan onların yaratıcısıdır.

Bu eser, şehit Üstad Murtaza Mutahhari’nin konuşmalarından derlenmiş, konuşma üslubuyla yazı gramerinin çatıştığı düşük cümlelerin -Farsça’sında ve anlam tamamen mahfuz olacak şekilde- imla ve benzeri usullerle düzeltilmesi dışında hiçbir ekleme ya da eksiltme olmaksızın kitaba geçirilmesi faydalı görülmüştür. Bu arada kitabın ilk orijinalini almayı ve Üstadın kendi tashihinden geçen nüshayı çevirmeyi daha uygun bulduğumuzu hemen belirtelim. Bu nedenle, elinizdeki Türkçeleştirilmiş metinde, üstadın ilgili eserinin 10. baskısının esas alınmış olduğunu belirtmekte fayda vardır.

Bu eserde şehit Üstad Mutahhari’nin mükemmel insan örneklerinden müteşekkil bir tablosu var adeta. Muhtelif ekoller, farklı dünya görüşleri bu tablonun renkleri; bu ekollerin tanımladığı “kemal” insan ve nihayet “kamil-mükemmel- insan” ise kullanılan bütün malzeme…

Ancak, tabloya yine İslam ahkamının fırçası hakim; hükmü ilahi’den başka ilhamı yok ressamın burada. Bu sebeple tablonun tamamlanmış haline bakıldığında en cazip rengin O’nun rengi olduğu, bu cihetle de O’nun rızası için kemale yürüyen ve neticede kamil olup mükemmelleşen bir yürüyen ve neticede kamil olup mükemmelleşen bir insan portresi ortaya çıkmaktadır. İşte bu portre İnsan-ı Kamil”dir.

KEVSER