Varlık Gülü

Yazar: beytül ahzan Tarih: 2 Ocak 2010 2.5K kez okundu Musa Aydın Şiirleri 2 Yorum
Varlık Gülü
Bu yazıyı değerlendirin

Recep’te dünyalar nûra büründü

Sedef yarılarak cevher göründü


Varlık gülü açıp Hâtem’e güldü

A’lâ’dan âleme Ali verildi


Âlem gülistandır Ali gülüdür

Ali’siz yaşayan âlem ölüdür


Âşık gönlümüze cânân Ali’dir

Rûhumuzda kopan tufân Ali’dir


Ali olmasaydı olmazdı âlem

Ali’ye borçludur âlem ve Âdem


Âlemin cânının cânı Ali’dir

Hilkatin şerefi şânı Ali’dir


Ahmed-i Sânidir Murtezâ Ali

Yetiştirmiş onu Mustafâ eli


Ali âşıkların cem’ine yârdır

Gönül diyârına Ali bahârdır


Ali başındadır “Kerremnâ” tâcı

Bütün bir âlemdir Ali muhtâcı


Sultân-ı Enbiyâ vezîri Ali

İmân cephesinin emîri Ali


Ali ilelebet hakkın mihveri

Tevhîd meydanının eşsiz bir eri


“Lâ-fetâ” mülküne sultân Ali’dir

“Hel-etâ” tâcına şâyân Ali’dir


Ali ulaşılmaz zirvenin adı

Kur’ân’daki “Vuskâ Ürve”nin adı


Amellere mizân Ali’dir Ali

Hak bâtıla furkân Ali’dir Ali


Rabbânî ilimler şehri Nebî’dir

Bu şehrin kapısı Mevlâ Ali’dir


Ali’den ayrılır ilim Nilleri

Ali’den boşanır hikmet selleri


Hakk’ın kelâmıdır Ali kelâmı

Kur’ân merâmıdır Ali merâmı


Kur’ân’ın lisânı Ali’dir Ali

Sırların beyânı Ali’dir Ali


Hakk’ın senâsıdır Ali senâsı

Ali’yle oldum ben Hak aşinâsı


Ali zâlimlere feryat demektir

Ali mazlûmlara imdât demektir


Zulfikâr’ı kırdı küfrün belini

Hutbeleri kesti şirkin dilini


Bir ayak mihrapta biri meydanda

Bir eli mızrakta biri Kur’ân’da


Zülfikâr tutarken kükreyen Ali

Öksüzü okşarken titreyen Ali


Git ey sâil Ali kapısını çal

Çalıp pâdişâhlık yüzüğünü al


Dünya tûfanlı bir deryâ gibidir

Ali bu tûfanda Nûh-i Nebî’dir


Bir gemiye kaptan Ali olursa

Korkma dünya tufanlarla dolarsa


Zikrin her meclise ziynet ya Ali

Sen olduğun her yer cennet ya Ali


Cennet kapıları sesler ya Ali

Adın cenneti de süsler ya Ali


Her yerde Ali’den bin bir nişâne

Bulmamağa yoktur hiçbir bahâne


Biz damlayız Ali sonsuz bir deniz

Ali bir güneştir, zerreleriz biz


Bir zerreye nazar etse Buturâb

Yükselir semâya olur âfitâb


Adâlet kurbânı canlar fedâsı

Dosttan da gördün çok düşman cefâsı


Şafak karanlığın bağrın yararken

Mihrâpta buldu hep seni ararken


Bir Allah, bir gece, bir de kuyular

Bildiler göğsünde nice sırlar var


Zamanın anası akimdir artık

Doğurmaz bir daha Kur’ân-ı Nâtık


Hakkıyla seni ey ruhlar tabîbi

Bir Allah tanıdı, bir de Habîb’i


Denizler mürekkep, ağaçlar kalem

Olsa da yazamaz fazlını âlem


Cümleler, beyitler, vasfına çok dar

Sığar mı kaplara sonsuz deryâlar?!


Methinden âciz her kelâm ya Ali

Bizden sana bin bir selâm ya Ali


Şu kırk beyit değil, kırk bini dahi

Okyanustan ancak damla misâli


Musa Aydın

1413 H. / 1993


Yorum Bırak

  1. meryem dedi ki:

    ne mutlu ki bizlerin böyle bir sitesi var kim kurmuşsa ALLAH RAZI OLSUN

  2. meryem dedi ki:

    mükemmel bir şiir tebrik edereim MUSA AYDINI