Ehlibeyt

109- Kâfirun Suresi

Yazar:beytül ahzan Tarih: 22 Ağustos 2010162 kez okunduYorum Yok
109- Kâfirun Suresi

[Mekkîdir, altı âyettir.] (İnkâr etmek anlamına gelen Cahd sûresi de denir. Müşriklerin bir kısmı, Hz. Muham-med (s.a.a)’e, bir yıl sen bizim putlarımıza tap, bir yıl biz senin Tanrına tapalım demişler, bu sûre bu olay üzerine vahyedilmiştir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- De ki: Ey kâfirler. 2- Tapmam sizin taptıklarınıza. 3- Ve siz de tapmazsınız benim taptığıma. 4- Ve ne ben taparım sizin taptıklarınıza. 5- Ve ne siz taparsınız benim taptığıma. 6-... 

Nebevi Bir Hadisin Şerhi-3

Yazar:beytül ahzan Tarih: 21 Ağustos 2010169 kez okunduYorum Yok
Nebevi Bir Hadisin Şerhi-3

6- Ellerinize ve dillerinize hakim olun (onları harama bulaşmaktan koruyun).” Ele hakim olma iki türlü tefsir edilebilir. Birincisi insanın eliyle başkasına zulmetmekten, haksızlık yapmaktan çekinmesi, elle yapılabilecek diğer günahlardan uzak durması. Bir diğer manası ise (ki bu mana daha çok muhtemeldir) bütün uzuvlara hakim olmak demektir. İnsanın eli, yaptığı amellerde ve işlerde bir anlama baş rolü oynadığı için, ele hakim olmak, insanın bütün... 

Ne Kadar Ağlasam Yeridir

Yazar:beytül ahzan Tarih: 21 Ağustos 2010151 kez okunduYorum Yok
Ne Kadar Ağlasam Yeridir

… Ne kadar ağlasam yeridir Yörüngeden çıkmış bir neslin nesilzedesiyim Ne dilim yeter anlatmaya ızdırabımı Ne ölüm susturabilir bu figanı Sanki bir nefeste gidivereceğim asırların önündeki adrese Ama nefes o nefes değil ki Kanımı zehirliyor sanki Öncesini biliyor, sonrasını görüyorum Ne fayda!? Ruh cesette, ceset dünyada, dünya bende Oysa ne dünyalar var şu dünyanın içinde Kime ne!? Hep gelmeli, gelmeli gitmektense Ah bir kez gitmeye ulaşabilsem, bin kez... 

Kerbela Misafiri

Yazar:beytül ahzan Tarih: 21 Ağustos 2010153 kez okunduYorum Yok
Kerbela Misafiri

Muharrem ayı boyunca Kerbela’da bir misafir var, gözlerindeki yaş kurumuş, kan süzülmekte yanaklarına… Biliyorum Kerbela’dasın, deden Huseyn’in mezarına bakmaktasın… Belki de başın açık, yalın ayak, sine vuranların arasına karışmış göğsüne vurmaktasın… Gözlerin ufukta, zuhur için yalvarmaktasın. İntikam gününün ateşiyle yanmaktasın… Sen, En Matemli! Ey Kerbela’nın yorgun misafiri! Bizlerden selam olsun sana ve... 

Hz. Hatice (Selamullahi Aleyha)

Yazar:beytül ahzan Tarih: 20 Ağustos 2010159 kez okunduYorum Yok
Hz. Hatice (Selamullahi Aleyha)

Resulullah’ın (s.a.a) fazilet ve kemal mazharı eşi Hz. Hatice-i Kubra (s.a) hicretten 68 yıl önce Mekke’de dünyaya geldi. Babası Huveylid b. Esed, annesi ise Zaide b. Esam kızı Fatıma’dır.  Hz Hatice’nin (s.a) anne ve babası birkaç vasıtayla Resul-i Ekrem’in (s.a.a) en büyük ceddi Luvey b. Galib’e ulaşmaktadır. Annesinin annesi “Hale” ise Resulullah’ın ecdadından Abdi Menafa’a yetişmektedir. Netice olarak Hz. Hatice (s.a) hem baba tarafından hem de... 

108- Kevser Suresi

Yazar:beytül ahzan Tarih: 20 Ağustos 2010145 kez okunduYorum Yok
108- Kevser Suresi

[Mekkîdir, üç âyettir.] (İkreme ve Dahhâk’e göre Medenîdir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Şüphe yok ki biziz sana kevseri veren.[1] 2- Artık namaz kıl Rabbine ve kurban kes sen.[2] 3- Şüphesiz, sana buğzeden yok mu, odur nesli kesilen. ——————————————————————————– [1]) Kevser, cennette bir nehirdir, bir havuzdur... 

Nebevi Bir Hadisin Şerhi-2

Yazar:beytül ahzan Tarih: 18 Ağustos 2010159 kez okunduYorum Yok
Nebevi Bir Hadisin Şerhi-2

3- Size bir şey emanet edildiğinde, emanete hıyanet etmeğin. Bu da yine mu’min bir kimsede olması gereken çok önemli bir sıfattır. Emanete hıyanet etmemenin önemini aşağıda nakledeceğimiz iki hadis en güzel şekilde ortaya koymaktadır: İmam Cafer-i Sadık (a.s)’dan şöyle nakledilmiştir: “Allah’tan korkun ve sizi emin bilip (emanetini) size teslim eden kimseye emanetini eda edin. Hiç şüphesiz eğer Emir-ül Mu’minin Aleyhisselam’ın katili... 

Allah’ın Sofrasına Davetliyiz

Yazar:beytül ahzan Tarih: 18 Ağustos 2010159 kez okunduYorum Yok
Allah’ın Sofrasına Davetliyiz

Gel dedi, her şeyini bırak. Arşınla yolları benim ismimi zikrederek, hiçbir şey getirme yanında, gel senin miracın tur-i sinadır. Mükâfatın ise benim katımda. Ve benim misafirperverliğim meşhurdur arş-ı alada. Otuz gün, aç susuz ve uykusuz Maşukla sohbete hazırlanmaktaydı. Allah davet etmiş, o ise icabet etmişti. Tur dağının zirvesine çıktığında Rabbin selamı ile karşılanmış ve hoşnut olmuştu. Allah, kullarıyla peygamberler vasıtasıyla konuşmaktaydı.... 

İmam Humeyni’nin (ra) Ramazan Ayındaki Siyresi

Yazar:beytül ahzan Tarih: 16 Ağustos 2010169 kez okunduYorum Yok
İmam Humeyni’nin (ra) Ramazan Ayındaki Siyresi

Şüphesiz ki rabbani âlimler her devirde ilim ve amel semalarında parlayarak örnek yaşamlarıyla takipçilerinin yollarına ışık tutmuşlardır. Risalet ve imamet güneşinden aldıkları ısı ve ışıkla yer ehline tecelli ederler ve onları nur kaynağına ve vahiy hanedanına ulaştırırlar. İlahi ve rabbani âlimler, takipçileri Öz Muhammedi irfanının kanatları üzerine bindirerek onları mişkat ve melekûta doğru yükselirler. Muvahhid küfür savaşçıları arasında bir... 

Şeyh Hürr-i Amuli (ra)

Yazar:beytül ahzan Tarih: 15 Ağustos 2010145 kez okunduYorum Yok
Şeyh Hürr-i Amuli (ra)

[Ö. H/1104, M/1683] DOĞUM YERİ Değerli fakih, büyük bir muhaddis, Şia’nın iftihar kaynağı sayılan ve İslam âlemine paha biçilmez eserler kazandıran Şeyhülislam Muhammed b. Hasan b. Ali b. Muhammed b. Hüseyin bu isminden ziyade Şeyh Hürr-i Amuli (r.a) olarak tanınmaktadır. Şeyh Hürr-i Amuli (r.a) 8 Receb hicri 1033 yılında Lübnan’ın Cebel Amul’un Meşgara kasabasında dünyaya geldi. Cebel Amul Resulullahın değerli sahabesi Ebuzer el-Gifari (r.a)... 

Hz. Fatıma’nın (sa) İnayeti

Yazar:beytül ahzan Tarih: 15 Ağustos 2010208 kez okunduYorum Yok
Hz. Fatıma’nın (sa) İnayeti

Kum İslamî İlimler Havzası’nın önde gelen alimlerinden Şeyh Abdunebi Ensarî Dârabî’nin başından birkaç ilginç olay geçmiş. Onlardan birini numune olarak kendi kaleminden aktarıyoruz: “Bir yıl boyunca hiç kesilmeyen şiddetli bir baş ağrısına yakalanmıştım. Şiraz ve Tahran’da üçer kez çeşitli doktorlara müracaat ettim. Oldukça ilaç ve iğne kullandım. Ama bunlar geçici bir süreliğine beni sakinleştiriyor, bir süre sonra ağrılar tekrar devam ediyordu. Bu... 

107- Maun Suresi

Yazar:beytül ahzan Tarih: 15 Ağustos 2010132 kez okunduYorum Yok
107- Maun Suresi

[Mekkîdir, yedi âyettir.] (İstenen şey ve bilhassa su, zekât anlamına gelen bu söz, sûrenin son âyetinde geçer. İlk âyetinde geçen din sözünü alarak “Din sûresi” diyenler de vardır. Mugıyra oğlu Velid, yahut Harb oğlu Ebu-Süfyan, yahut da Vâil oğlu Âs hakkındadır. Bâzıları, bir kısmı Medenîdir ve münafıkların başı Ubeyy oğlu Abdullah hakkındadır demişlerdir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Gördüm mü yalanlayanı dîni? 2- İşte budur...