Hz. İsa’nın İsteği

Yazar:beytül ahzan Tarih: 4 Mart 20113.7K kez okunduYorum Yok
Hz. İsa’nın İsteği

Bir gün İsa (as), havarilerine şöyle dedi: “Sizden bir isteğim var. Yapacağınıza dair söz verirseniz söylerim.” “Ne emretsen itaat etmeğe hazırız.” cevabını verdiler. Bunun üzerine Hz. İsa (as) yerinden kalkıp bir bir havarilerinin ayaklarını yıkamaya başladı. Havariler, çok utanmışlardı; ama söz verdikleri için itiraz edemediler. İsa (as), onların ayaklarını yıkadıktan sonra; “Sen bizim öğretmenimizsin. Bizim senin ayağını yıkamamız daha uygun... 

Kûfe’nin Vicdanı – 2

Yazar:beytül ahzan Tarih: 27 Şubat 20111.6K kez okunduYorum Yok
Kûfe’nin Vicdanı – 2

“Eyvah! Güzellik kaybetti, güzellik kaybetti,” diye şaşkınlığını gizleme gereği duymayan, biri yakasız bir gömlek giymiş gül yüzlü birkaç gencin dışında… Herkes yatsıya kadar sığınacağı tekin bir yöne doğru yol almaya çalışıyordu. “Başlamış hikâyelerle, yarım kalmış hikâyeler arasındaki sayı, yüreksiz insanların sayısı kadardır,” demişti ona tarih dersleri aldığı bir Ehl-i Beyt sevdalısı, İmam Ali’yi anlatırken. “Yarım kalmış... 

Ebelfez – Hamid Rıza Alimi / Video

Yazar:beytül ahzan Tarih: 27 Şubat 20114.3K kez okundu3 Yorum
Ebelfez – Hamid Rıza Alimi / Video

Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları “Ebelfez” Hamid Rıza Alimi’nin söylediği güzel bir sinezendir…  Devamını Oku →

Demedim mi Sana?

Yazar:beytül ahzan Tarih: 26 Şubat 20112.3K kez okundu1 Yorum
Demedim mi Sana?

Oraya gitme demedim mi sana? Seni yalnız ben tanırım demedim mi? Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi benim? Bir gün kızsan bana, alsan başını yüzbin yıllık yere gitsen Dönüp kavuşacağın yer benim demedim mi? Demedim mi şu görünene razı olma Demedim mi sana yaraşır otağ kuran benim asıl. Onu süsleyen bezeyen benim demedim mi? Ben bir denizim demedim mi sana. Sen bir balıksın demedim mi, demedim mi o kuru yerlere gitme sakın. Senin duru denizin benim demedim mi? Kuşlar... 

Çölden Odun Toplamak

Yazar:beytül ahzan Tarih: 26 Şubat 20112K kez okunduYorum Yok
Çölden Odun Toplamak

Resul-i Ekrem (saa), yolculuklarından birinde ashabıyla birlikte kuru çölde konakladılar. Ateş yakmak için oduna ihtiyaçları vardı. Resul-i Ekrem (saa), oradakilere odun toplamalarını emretti. Ashap şaşkın bir halde: -Ya Resulallah! Burası kupkuru çöl, dediler. Bakın burada bir tane bile odun göremezsiniz. Resul-i Ekrem (saa): -Yine de herkes ne bulursa getirsin, diye buyurdu. Ashap dağılıp, çölde yakacak bir şeyler aramaya başladılar.Dikkatli bir şekilde etrafa bakınıyorlardı.... 

Kûfe’nin Vicdanı – 1

Yazar:beytül ahzan Tarih: 20 Şubat 20113.4K kez okunduYorum Yok
Kûfe’nin Vicdanı – 1

Çağırtmaçlar en ölçüsüz sesleriyle yollara düşüp, tüm şehir halkına Ulu Camide toplanılacağı emrini verdiklerinde, İbn-i Ziyad, üzerine şarap kokusu sinmiş elbiselerini değiştirmekle meşguldü. Hangisini giyse aynı koku geliyordu; çok sevdiği kara üzüm şarabının kokusu. Testiyle ve büyük bir iştahla içerken dudağının yamacından elbisesine dökülen şarabın kokusu. Bir kez daha giyindi ve soyundu. Pis kokuların hâlâ etrafa yayılışından, sadece elbiselerinin... 

İmam Cafer Sadık’ın (as) İlmi Azameti

Yazar:beytül ahzan Tarih: 20 Şubat 201130.3K kez okundu5 Yorum
İmam Cafer Sadık’ın (as) İlmi Azameti

İmam Sadık’ın (as) yüceliğine dair çok sayıda kanıt mevcuttur. Tüm şia ve sünni alimleri bunu kabul etmektedir. Büyük alimler ve fakihler Hazretlerinin ilmi azameti karşısında saygıyla eğilerek ilmi üstünlüğünü övmüşlerdir. Hanefi mezhebinin ünlü lideri “Ebu Hanife”: Ben Cafer b. Muhammed (İmam Sadık)’den daha bilginini görmedim, diyordu.[1] <<<< Yine diyordu ki: “Mansur” (Devaneki); “Cafer b. Muhammed”(İmam Sadık)’i ihzar ettiğinde... 

Mirza Cevad Ağa Meliki (ra)

Yazar:beytül ahzan Tarih: 19 Şubat 20111.7K kez okunduYorum Yok
Mirza Cevad Ağa Meliki (ra)

[Ö. H/1343, M/1922] DOĞUM YERİ On üçüncü asrın güneşi batmak üzereydi. Tebriz şehri ilahi bir lütuf ile sevince boğuldu. Hacı Mirza Şefi’nin evi dünyaya gelen bir çocuğun nuruyla aydınlandı. Çocuğun babası bu nimetin şükranı olarak ziyafet sofralar açtı ve şehir halkına ikramda bulundu. Cevad çocukluğunu şefkatli anne ve baba kucağında geçiriyordu. Anne ve babasından aldığı edep ve ahlakıyla üstatlarının önünde diz çökerek sarf, nahiv,... 

Eşimin Bir Melek Olmasını İstiyorum!

Yazar:beytül ahzan Tarih: 19 Şubat 20114.4K kez okunduYorum Yok
Eşimin Bir Melek Olmasını İstiyorum!

Eşim çok iyi bir insan. Ah! Şu huyu da olmasa bir melek; ama o huyu beni deli ediyor” diye sızlanır kimi eşler. Eşleri­nin bütün güzel hasletlerini o tek huyun arkasına hapseder­ler. Beyaz sayfaya değil, üzerindeki siyah noktaya dikkat ke­silirler. Dikeni görür, arasındaki gülü görmezler. Bülbülün sesine kulak tıkar, karganın “gak gak”larına bayılırlar. El­maslarla süslenmiş elbise giyen eşinin elbisesini takdir edip Ne kadar... 

Ya Muhammed

Yazar:beytül ahzan Tarih: 19 Şubat 20113.2K kez okundu1 Yorum
Ya Muhammed

Araya araya bulsam izini İzinin tozuna sürsem yüzümü Hak nasibeylese, görsem yüzünü Ya Muhammed canım arzular seni Bir mübarek sefer olsa da gitsem Kâbe yollarında kumlara batsam Mâh cemalin bir kez düşte seyretsem Ya Muhammed canım pek sever seni Ali ile Hasan-Hüseyin anda Sevgisi gönülde, muhabbet canda Yarın mahşer günü hak divanında Ya Muhammed canım pek sever seni “Yunus” senin medhin eder dillerde Dillerde, dillerde, hem gönüllerde Arayı arayı...