Sıcak bir Âşûrâ Aç, susuz ve uykusuz Bebekler süte Analar suya doymamış Ve doyamadan Ağlayan gözler Ve ağlamaktan halsiz kalmış bedenler Suya muhtaç dudaklar Babalar kederde, gamda ve imtihanda Bugün Âşûrâ Bildiğim tek Ağladığım tek Bu yaşıma değip de ağladığım ilk Âşûrâ 2000′e üç kalanın Âşûrâ’sı Gökyüzü, Hüseyn’e ağlamakta Gökler lânet olası Yezid’e homurdanmakta Yezid ve yezidilere lânetler, beddûalar yağmakta Evet gökyüzü...
Dokuzuncu gün: Tasua günü olan dokuzuncu gün. İmam Sadık’tan (s.a.a) şöyle rivayet edilmiştir: “Tasua, İmam Hüseyin’le (a.s) yarenlerinin Kerbela’da kuşatıldığı, Şam ordusunun o hazreti öldürmek için bir araya toplandığı gündür. O gün İbn Mercane’yle Ömer-i Sa’d etraflarında toplanan ordunun çokluğu nedeniyle sevinip İmam Hüseyin’le (a.s) yarenlerini zayıf saydılar, kimsenin İmam Hüseyin’e (a.s) yardım etmek için...
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları “Vay Cevan Nene” Hz. Fatıma (sa) ile ilgili azerice sinezendir. Devamını Oku →
Dileklerin yerine gelmesi için Hz. Ebulfazl’a 133 kez şöyle tevessül edilir: “Yâ kâşifel kerbi an vechik Huseyn (as), ikşif kerbî hi haqqi axikel Huseyn (as)” [Ey Hüseyin’in yüzündeki üzüntüyü gideren (Ebulfazl)! Kardeşin Hüseyin’in hakkı için benim de üzüntümü gider.] ——————- “Ehlibeyt Öğretisi Dualar ve Kısa Sureler” kitabından alıntıdır. Sayfa:129 Devamını Oku →
[Ö. H/1266, M/1845] DOĞUM YERİ Hicri 1200 yılında Şeyh Muhammed Bakır’ın (r.a) evinde bir çocuk dünyaya geldi. Babası ona Muhammed Hasan adını verdi.[1] Muhammed Hasan’ın (r.a) ailesi (İsfahan’dan üçüncü dedesi Şeyh Abdurrahim Şerif) büyük âlimlerin huzurundan istifade etmek için Irak’a giderek oraya yerleşmiştir. Kısacası Muhammed Hasan çocukluk ve gençlik yıllarını ilim ehli ve fazilet sahibi bir ailede geçirdi. Muhammed Hasan...
Kitabın başlarında kendisinden birkaç kıssa nakledilen Hacı Muhammed Hasan İmanî, 1394 yılının Recep ayında Mukaddes Meşhed’e müşerref olmuş, ziyaretinin ardından şöyle nakletmişti: “Türbenin etrafında yoğun bir kalabalık vardı ve bu yüzden türbeye girebilmek oldukça zordu. Bir gün bin güçlükle kendimi türbeye ulaştırmayı başardım. Bir köşeye çekilip Mefatih[1] kitabını çıkardım. Birkaç yıldır gözlüksüz bir şey okuyamadığım için elimi...
Toprak mı kanadı, can mı çırpındı Kerbela çölünde Ali’nin oğlu Güneş mi kavruldu, sahra mı yandı Kerbela çölünde Ali’nin oğlu Bir kudret elinde sahra yakılmış Yollara şuheda kanı dökülmüş Sulara sellere zehir ekilmiş Kerbela çölünde Ali’nin oğlu Bu ne mukadderat, bu nasıl yazı? Depreşir canların kanlara nazı Bir tepsi içinde mübarek yüzü Kerbela çölünde Ali’nin oğlu Bu çöller katline ferman mı senin Başın Yezidiye derman mı senin Göğsün...
Kerbelâ: Bugünkü Irak sınırlarında yer alan ve Hz. Hüseyin (a.s) ve yareninin şehit düştüğü yer. Âşurâ: Onuncu gün demektir. Muharremin onuncu gününün adıdır. Hz. İmam Hüseyin ve yareni bu günde şehit düşmüşlerdir. Muharrem: Arap Hicrî yılının ilk ayıdır. Hz. Hüseyin ve dostları bu ayın onuncu günü şehit olmuşlardır. Mâtem: Yas, üzüntü. Mersiye: Hz. Hüseyin (a.s) ve Kerbelâ şehitleri için ağıt yakmak. Sinezen: Kerbelâ şehitlerine göğüslere...
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları “Acı Haber” türkçe alt yazılı farsça sinezendir. Sinezeni söyleyen çocuğun ismi ise “Mecid Ramazanzade”dir. Güzel bir sinezen, dinlemenizi tavsiye ederim… Devamını Oku →
Bazıları namazda çok dalgındırlar, elleri, başları ve elbiseleriyle oynarlar, o tarafa, bu tarafa, şuna buna bakarlar. Hem namaz kılarlar, hem de etraftaki konuşmalara kulak asarlar. Bunlarda bedenî sükûnet ve kalp dikkati olmaz. Bütün saydığımız bu hasletler kişilerin namazlarında tevazu ve huşunun (Allah korkusunun) olmadığının nişaneleridir. Namazda huşu içerisinde olmak; namaz kılanın, kalbi Allah’a ve yönelişi yaratıcısına olmalıdır; bedenî huzur...









