Yani, ey pazarlıklı iman edenler, yüzdelikli iman edenler, yarım yamalak iman edenler, pazarlıksız, yüzde yüz, adam gibi iman edin ! Ey, Allah’la biraz Müslüman biraz laik olmak için pazarlık edenler ! Ey, göklerin hakimiyetini Allah’a, yeryüzünün hakimiyetini tağutlara verenler ! Ey, Allah’ıma da inanırım, falcıma ve burcuma da diyenler ! Ey, Allah rızası için yaptığını söyleyip, karşılığının tümünü kullardan bekleyenler ! Ey, Allah yolunda çektiği...
İbn-i Şehraşub Menakıb kitabında şöyle diyor: Bazı alimler, Resulullah (s.a.a)’in adap ve ahlakını hadislerden derleyerek bir araya toplamışlardır; onlar şunlardır: “Resulullah (s.a.a) herkesten daha hekim, daha halim, daha şecaatli, daha adil ve daha şefkatli idi. Eli, kendisine helal olmayan kadına kesinlikle dokunmamıştır. İnsanların en cömerdi idi; hiçbir dirhem ve dinar onun yanında kalmadı; eğer bir şey artmış olsaydı ve onu da verecek bir kimse bulamasaydı,...
Yüce Peygamberimiz Ey ulu önderimiz Biz yoluna askeriz Seviyoruz biz seni. Ey Aliyy-el Murtezâ Ey mazlûmlara baba Yoluna canlar fedâ Seviyoruz biz seni. Ey Fâtımet-üz Zehrâ Ey mu’minlere ana Muhtacız vallâh sana Seviyoruz biz seni. Selâm ey İmâm Hasan Ey bütün âleme can Cânımız sana kurban Seviyoruz biz seni. Ey Hazret-i Hüseyin Kanınla dirildi dîn Ey İmâm-ı âlemîn Seviyoruz biz seni. Zeyn-ül Âbidin İmâm Ruhuna binbir selâm Övünür senle İslâm Seviyoruz...
- 70 kez şu zikri tekrar edin: “Yâ Muhammedu, yâ Aliyyu, ey Fatıma, yâ Sahibez Zemân, edriknî ve lâ tuhliknî [Ey Muhammed, ey Ali, ey Fatıma ve ey Zamanın Sahibi (Mehdi), beni bul ve helak olmama izin verme!] - Zamanınız genişse 140 kez, az ise 14 kez şu zikri tekrarlayın: “Ya Ebâ Sâlih, yâ mevlânâ, yâ Sahibez Zeman, edriknî! [Ey salihlerin babası, ey mevlamız, ey Zamanın Sahibi, beni bul!] ————— “Ehlibeyt Öğretisi...
Bûşehr sanki merhum Seyit Abdullah şöyle anlatır: Vaktiyle İsfahan âlimlerinden biri, deniz yoluyla hacca müşerref olmak için bir grupla birlikte Bûşehr’e gelmişti. Ne var ki İngiliz elçiliği vize vermeyerek zorluk çıkarmıştı. Ben de dahil olmak üzere birçok kişi işin düzelmesi için elinden geleni yapmaya çalıştıysa da bir faydası olmadı. Şeyh ve arkadaşları bu duruma oldukça üzülmüşlerdi. Şeyh, “Epey müddettir hacca gitmek için uğraşıyoruz....
[Mekkîdir, kırk beş âyettir.] (Hasen’e göre 38 ve 39. âyetler Medenîdir. Kaaf kelimesiyle başladığı için bu adla anılmıştır.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Kaaf, andolsun büyük ve şerefli Kur’ân’a.[1] 2- Hayır, onlar, içlerinden bir korkutucunun gelmesine şaşıp kaldılar da kâfirler, gerçekten de dediler, bu şaşılacak bir şey. 3- Ölüp bir yığın toprak olduktan sonra mı? Bu, pek uzak, pek olmayacak bir dönüş. 4- Gerçekten de yeryüzü,...
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları “Kan Olasan Ey Fırat” azerice bir sinezendir. Video alt yazılı olduğu için anlaşılmasında sorun olmaz inşaallah… Devamını Oku →
[Ö. H/413, M/992.] Şia, sahip olduğu iftihar dolu bir tarih ve yetiştirdiği büyük âlimlerle tarihin seyrini değiştirmiştir. Şeyh Müfid (r.a) dördüncü asırda iftihar dolu yaşamıyla yaklaşık 50 yıl Müslümanların ilmi ve kültürel faaliyetlerinin bayraktarlığını yaptı. Öyle ki dostuyla düşmanıyla kalem ve kâğıtların methinden aciz kaldığı bu büyük düşünür ve âlime Müfid lakabını verdiler. DOĞUM YERİ Bu parlak ilim meşalesi 13 Zilhicce hicri 336′da...
Tanrım! Sen bana doğru yolu gösterdin, ben boş şeylerle uğraştım. Sen bana öğüt verdin, ben taş yürekli oldum. Sen bana güzel nimetler verdin, ben sana karşı geldim. Sonra, yaptığın iyilikleri bana tanıtınca onları tanıyıp bağışlamanı diledim, bağışladın. Ardından tekrar kötü işlerime geri döndüm, onları örttün. O hâlde, hamd sana özgüdür, ey Tanrım! Düşünmeden helâk vadilerine atıldım, yok olma koyaklarına girdim. O vadilerde kahırlarınla...
Kur’an-ı Kerim’de yirmi yedi peygamberin ismi geçmiştir. O peygamberler şunlardır: Adem, Nuh, İdris, Salih, İbrahim, İsmail, İshak, Yusuf, Lut, Yakup, Musa, Harun, Şuayb, Zekeriya, Yahya, İsa, Davut, İlyas, Elyasa, Süleyman, Eyyub, Zülkifl, Hud, Uzeyr, Yunus, Lokman, Hz. Muhammed (saa). Devamını Oku →
İsrafil (as) suru çaldığında herkes dirilmiş bir halde kıyamet sahnesini seyreder. Hazır bulunanların amel defterleri bir bir verilmekte; bazıları sevinçli ve gülümser, bazıları ise kederli ve mahzun bir halde gözyaşlarına boğulmuştur. Artık herkes yaptıklarının neticesini almak için beklemektedir. “O anda peygamberler ve şahit melekler de hazır bulunurlar.” [1] Sen! Evet, sen ise başın dönüyor ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette beklerken bir anda...
Gel artık gözlerimdeki hasretin bitsin Gel ki yüreğimdeki tufanın dinsin Ömür mevsimime vuran Bir Cuma sabahı bahara dönsün…. Gel ki dilimdeki el ecel zikrin Zulmün bütün kaleleri bir bir yıkılsın Yansın, batsın, dağılsın… Gel ki biricik duam kabul olsun… Günler, aylar, yıllar silinsin Takvimler sadece cumayı göstersin Ömrümüzün her anına ektiğimiz ümit tohumları Gel ki artık hasada dursun… AHMET YEŞİL Devamını Oku →












