Sana nasıl sesleneceğimi bilemiyorum, Ey cennetin Seyyidesi Fatıma annem. Ne kalemimin gücü yeter seni yazmaya, Ne de gönlümün dili yeter seni anlatmaya. Aciz kalırım senin ismin karşısında İçimde çağlayanlar coşuyor aslında, Sanki volkanlar patlıyor,yanardağlarda, Kalbim ağrıyor, içim çok acıyor Fatıma annem, Senin adın anılınca. Fırtınalar kopuyor, yer sarsılıyor sanki, Fatıma’nın ağıtları duyulunca. Gözyaşlarım süzülür yanaklarıma kirpiklerimin...
129- el-Kâfi adlı eserde müellif kendi rivayet zinciriyle Zürare’ye dayandırdığı bir hadiste İmam Muhammed Bâkır’ın (a.s) şöyle dediğini nakleder: “Peygamberimiz (s.a.a) Haşimoğullarının ölülerine başka bir Müslüman’ın ölüsüne yapmadığı bir şey yapardı ki, o da şudur: Haşimîlerden birinin cenaze namazını kıldırdıktan ve mezar toprağına su döktükten sonra elini toprak üzerine koyardı. Öyle ki, mezar toprağında parmaklarının izi çıkardı....
[Ö.H/ 1417, M/1996] DOĞUM YERİ İmam Ali’nin (Aleyhisselam) mübarek bedeni mukaddes Necef şehrine defnedildikten bir süre sonra ilim ve içtihadın merkezi haline geldi. İlim ve irfan şehri büyük ve görkemli havzasıyla İslam ve Şia’nın iftihar kaynağı olarak binlerce muhaddis, araştırmacı, fakih, filozof ve taklit mercii yetiştirmiştir. Allame Şuşterî (r.a) 1320 yılında işte o bereketli ve maneviyat dolu mukaddes Necef şehrinde dünyaya geldi. Babası Şeyh...
Bismillah… Bazen öyle dolar ki insan, duyguların ifadesine kelimeler yetersiz kalır, cümleler kısırlaşır, dil dönmekten acze düşer… Gözyaşı en iyi tercümanıdır o hallerin… Ve şiir, işte böyle ifade çaresizliklerinin anahtarı gibi yetişir imdada… Evrenseldir şiir… Bazen bir başka coğrafya için yazılmış olsa da, başka bir yerdeki insanın derdinin, feryadının âleme salınışı, yürek yangınının, kalplere sığmayan acının semalarda yankılanan haykırışı...
“Peygamberimiz (s.a.a) bazen sarığı altında ve bazen sarıksız olarak fes giyerdi. Kimi zaman da fesini başından çıkarıp önüne sütre yaparak namaz kılardı. Kimi zaman da sarığı bulunmaz, başına ve alnına bir örtü bağlardı. Peygamberimizin ‘Sehab=bulut’ adında bir sarığı vardı. Onu İmam Ali’ye hediye etmişti. Bu yüzden bazen İmam Ali (a.s) uzaktan bu sarıkla görününce Peygamberimiz, ‘Ali, Sehab (bulut) içinde size geldi’ diye espri yapardı.” “Peygamberimiz...
Kardelenler açmıyor, zemherinin zulmü var Uzaklardan gelmeyen ol bahara bizarım Sanmayın ümitsizim, ruhum elbet ümit var Karanlığa alışan gündüzlere kızarım Gözlerimle görürüm güller düşüyor nara Nice kurtlar dadanmış, baş eğmeyen çınara Ab-ı hasret akıyor zaman denen pınara Yüreğim feryat eder ben feryadı yazarım Gün eker leyli biçer bu toprağın insanı Asırlardır Bilal’in duyulmuyor ezanı Yetiş ey Musa yetiş! yılan sarmış asanı Kan...
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları “Mevla Ali” ilahisi Alican Görel hocamızın okuduğu güzel ilahilerden bir tanesidir. Yüreğinizi Necef’e götürecek bir ilahi.. Hz. Ali’nin (as) ismini zikretmek bile insanı öylesine etkilerken, içini huzurla doldururken bu güzelim sözler ve böyle içten seslendirme… Dinlemenizi çok istediğim bir ilahi… Devamını Oku →
Hırs Mala karşı aşırı sevgi besleme, mal arttırma isteği. Bu hususta hiçbir sınır tanımama. Yerilmiş nitelikler ve kötü hasletlerin başında yer alır. Çeşitli kötülüklere ve türlü günahlara neden olur. İhtiras sahibi kimsenin ne kadar kötü ve yerilmiş olduğunu anlamak için, hırsı arttıkça üzüntüsünün ve huzursuzluğunun da arttığını bilmek yeterlidir. Şimdi de ihtirası, aşırı mal düşkünlüğünü yeren bazı sözleri okuyucunun istifadesine sunuyoruz:...
Şahı vefa Ebelfezl Şahı vefa Ebelfezl [ nakarat ] Ebelfezl Ebelfezl Ebelfezl Aşk nedir bilmem Gerek ki öğrenem Öğretsin mene Aşgına gol veren Kim bu pehlivan? Alem olup heyran Zehra eşgine Huseyn’e veren can Huseyn’e veren can Soyu Heyder-i Vefanın zirvesi İsmi Ebelfezl Huseyn’in nökeri Huseyn’in nökeri Aşk meydanında Safları yaranda Babası Heyder Sanki Kerbela’da Sanki Kerbela’da. Cafer-i Teyyar Haydar-i Kerrar Hamza...
Akik Taşı Hakkındaki Hadisler İmam Caferi Sadık (as) şöyle buyurdu: Akik yüzük takmak berekettir, akik yüzük takan kişinin akıbeti güzel ve hayırlı olur. Akik yüzük takmak fakirliği, miskinliği ve nifakı yok eder. İmam Caferi Sadık (as) şöyle buyurdu: Akik yolculukta insanın emniyetini sağlar, akik takan perişanlık görmez ve işlerinin akıbeti hayra ulaşır. Hz. Resulullah (saa) İmam Ali’ye (as) hitaben şöyle buyurdu: Parmağına kızıl akik tak! Çünkü bu...









