Önce gördüm sonra kaleme aldım.Kimi zaman Kufe’ye Ali’nin yalnızlığına gittim,kimi zaman bir fakirin Hz.Abbas sofrasına misafir oldum.Ama hepsini gördüm ve en son İmam Rıza’yı (a.s) görmek için izin istemiştim. O nur da lütfetti sonunda gittim onu da gördüm.Onu da gördüm. Babul Cevad kapısı önündeydim.Elimde izin kağıdım.Aşıklar heyecanla hareme doğru koşarken ben ise olduğum yerde durmaktayım.Heybem ağır,heybem özlemlerle dolu.Veysel Karani’den...
[Mekkîdir, yüz seksen iki âyettir.] (İlk âyetinde saflardan bahsedildiği için saflar anlamına gelen Sâffât adıyla adlanmıştır.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Andolsun saf saf dizilenlere. 2- Halkı kötülükten menedenlere. 3- Kur’ân okuyanlara. 4- Şüphe yok ki mâbûdunuz birdir. 5- Rabbidir göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin ve Rabbidir doğuların. 6- Şüphe yok ki biz, yakın göğü ziynetlerle bezedik. 7- Ve onu, her inatçı ve âsi Şeytandan...
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları “Kıl Beni Ey Namaz” şiir ve yorum Senai Demirci’ye ait… Muhteşem ötesi bir şiir.Mutlaka ama mutlaka dinleyin… Bu zamana kadar dinlediğim en güzel şiirlerden bir tanesi… Senai Demirci de çok güzel yorumlamış…Sözlerini yorum yoluyla sizlerle paylaşırım inşaallah…. Devamını Oku →
Bir Samuray rastladığı Budist rahibe kafasına takılan bir soruyu yöneltti: “Cennet nasıl bir şeydir, cehennem nasıl bir şeydir?” Din adamı azarlarcasına karşılık verdi Samuray’a: “Git başımdan, senin sorularına ayıracak vaktim yok!” Ummadığı bu cevaba bir de yanındaki arkadaşlarının gülmesi eklenince Samuray’ın kan beynine sıçradı. Hemen kılıcını çekti ve din adamına doğru hamle yaptı: “Şimdi senin o kelleni gövdenden ayıracağım; sen...
Allah’ım! Hiç kuşkusuz, bu ikisi (şimşek ve gökgürültüsü), senin ayetlerinden iki ayet ve senin yardımcılarından iki yardımcıdır. Yararlı bir rahmet veya zararlı bir azap ile sana itaat etmeye koşarlar. Şu hâlde, bunlar vasıtasıyla bize azap yağmuru yağdırma ve belâ elbisesi giydirme. Allah’ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve şu bulutların yarar ve bereketini üzerimize indir; zarar ve zahmetini bizden geri çevir. Onlardan bize bir musibet indirme. Onlar...
Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik; İşte yakalandık, kelepçelendik! Çıktınız umulmaz anda karsıma, Başımın tokmağı indi başıma. Suratımda her suç bir ayrı imza, Benmişim kendime en büyük ceza! Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme! Acı, hapsettiğin sefil gölgeme! Nur topu günlerin kanına girdim. Kutsi emaneti yedim, bitirdim. Doğmaz güneşlere bağlandı vade; Dişlerinde, köpek nefsin, irade. Günah, günah, hasad yerinde demet; Merhamet, suçumdan aşkın merhamet! Olur...
Allah’ın elçisi Hz. İbrahim Halil (aleyhisselâm), bugünkü Irak’ın güneyinde kalan “Mavereünnehir” bölgesindeki Bâbil Uygarlığı’nın “Âverkeldaniyan” şehrinde doğdu, burada yetişip büyüdü. “Âver”, eski Farsça bir kelime olup şehir anlamına gelir. İranlıların Bâbil’i ele geçirdikten sonra, orada bu şehri kurmuş olmaları ya da bu ülkede galip kavmin dilinin revaç bulmuş olması muhtemeldir. Bâbil ve Hz. İbrahim’in doğum yerinde Farsça dilinin...
Tıbb’ul-Eimme’de bu ayetlerin yazılıp hamile kadının üzerine asılması rivayet edilir: “Ve lebisû fî kehfihim selâse mieti sinîne vezdâdû tis’an, gulillâhu e’lamu bi-mâ lebisû. Lehu ğeyb’us-semâvâti ve’l-arzi ebsir bihi ve esmi’ mâ lehum min dûnihim min veliyyin vela yüşriku fî hukmihî eheda.” Anlamı: “Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve bu yıllara dokuz yıl daha kattılar. De ki, ne kadar yatıp kaldıklarını Allah daha iyi bilir;...
Ezan Ezan, Müslümanların tevhidî sloganıdır. Ezan, Allah’ın birliğine ve Hz. Muhammed’in elçiliğine şehadet etmektir. Ezan, namaz vaktinin girdiğini ilân etmektir. Şafak sökerken, öğle ve ikindi vakti, akşamın ilk vaktinde hava kararırken bütün İslâm beldelerinde ezan, ruhu okşayan ahengiyle herkese “Namaz vakti girdi” diye ilân etmektedir. Günlük namazlardan önce ezan okunması önemle vurgulanan bir müstehaptır. Ezan şöyle okunur: Dört defa:...
Bir bilge bir gün tam trene biniyordu ki, ayakkabılarından birisi ayağından çıktı ve yere düştü. Aşağıya inip alması imkansızdı; çünkü tren çoktan harekete geçmişti. Yanındaki arkadaşları ne yapacağını merak ediyorlardı. O gayet sakin bir biçimde, diğer ayağındaki ayakkabıyı da çıkardı ve az önce düşürdüğü ayakkabının yakınlarına bir yere attı. Talebelerinden birisi dayanamayıp sordu: “Neden böyle yaptınız?” gülümseyen bilgenin...









