Allah’a Israr Etme Hakkındaki Duası

Yazar: beytül ahzan Tarih: 29 Mart 2010 6.9K kez okundu Sahife-i Seccadiye Yorum Yok
Allah’a Israr Etme Hakkındaki Duası
Bu yazıyı değerlendirin

Ey ne yerde ve ne de gökte kendisine hiçbir şey gizli kalmayan Allah! Kendi yarattığın, nasıl sana gizli kalabilir ki ey Tanrım?! Kendi yaptığının sayısını, nasıl bilmezsin ki?! Kendi yönettiğin, nasıl senden gizlenebilir ki?! Hayatı senin rızkına bağlı olan, nasıl senden kaçabilir ki?! Senin mülkünden başka gidecek bir yeri olmayan, nasıl senden kurtulabilir ki?! (Her türlü eksiklikten) Münezzehsin sen! Yaratıklarının senden en çok korkanı, seni en iyi tanıyanıdır. Sana karşı en mütevazı olanı, sana en çok itaat edenidir.

Ve katında en değersiz (hor) olanı, senin rızkını yiyip senden başkasına ibadet edenidir. Münezzehsin sen! Sana ortak koşan ve resullerini yalanlayan, saltanatından bir şey eksiltemez. Hükmünden hoşlanmayan, emrini geri çeviremez. Kudretini yalanlayan, kendini senden koruyamaz. Senden başkasına ibadet eden, senin elinden kurtulmuş olmaz. Ve seninle karşılaşmak istemeyen, dünyada ebedî yaşatılmaz. Münezzehsin sen! Makamın ne de büyük; saltanatın ne de galip; gücün ne de şiddetli ve emrin ne de geçerlidir! Münezzehsin sen! Bütün yaratıklarına ölümü yazdın; seni birleyene de, seni inkâr edene de. Herkes ölümü tadacak, herkes sana dönecektir. Ne de kutlu, ne de yücesin sen! Senden başka ilâh yoktur; teksin, ortağın bulunmamaktadır. Sana inanmış, elçilerini doğrulamış, Kitabını kabullenmiş, senin dışında her mâbudu inkâr etmiş ve senden başkasına ibadet edenlerden uzak olduğumu haykırmışım.

Allah’ım! Ben her zaman amelimi az bularak, günahımı itiraf ederek ve hatalarımı kabullenerek sabahlayıp akşamlamaktayım. Kendi aleyhimde haddi aşıp ölçüyü taşırmam, beni hor kıldı. Amelim, beni helâk etti; tutkularım, beni alçalttı ve şehvetlerim (nefsanî isteklerim), beni (her hayırdan) mahrum bıraktı. O hâlde, ey Mevlâ’m, uzun arzulara takılarak nefsi boş şeylerle uğraşan; damarlarının atmayışından bedeni gaflet içinde bulunan; nimetlerinin çokluğundan kalbi azmış olan; döneceği yer (ahiret) hakkındaki düşüncesi pek sığ olan; arzularına yenik düşmüş; tutkularına uyarak azmış; dünyanın sultası altına girmiş; ölümün gölgesini üzerinde hissetmiş; günahları çok olan; hatalarını itiraf eden; senden başka rabbi, senden gayri velisi olmayan ve kendisini senden kurtaracak biri bulunmadığının, senden ancak sana kaçabileceğinin bilincinde olan biri olarak senden rahmetini dileniyorum.

Tanrım! Bütün yaratıklarına farz olan hakkın; Resulüne, seni onunla tenzih etmesini emrettiğin büyük ismin ve eskimeyen, değişmeyen ve fani olmayan Kerim Zatının yüceliği hürmetine; senden, Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât etmeni ve sana kulluk etmekle beni diğer her şeyden müstağni kılmanı, senden korkmakla dünyadan yana gönlümü ferahlatmanı ve rahmetinle tekrar bana bol bağışlarda bulunmanı istiyorum.

Çünkü ben, yalnız sana kaçıyor, senden korkuyor, senden medet umuyor, sana ümit bağlıyor, seni çağırıyor, sana sığınıyor, sana güveniyor, senden yardım diliyor, sana inanıyor, seni vekil ediniyor ve senin cömertliğin ve keremine itimat ediyorum.


Yorum Bırak