Ey Azrail

Yazar: beytül ahzan Tarih: 18 Haziran 2010 2.4K kez okundu Şiir Yorum Yok
Bu yazıyı değerlendirin

Ey Azrail! Bilirim,bu sözlerim çok yersiz,
Neden böyle ansızın,geliverdin habersiz?
Ne olurdu üç beş yıl önce haber verseydin.
Hiç değilse rüyama bir kerecik girseydin

Aşk,meşk derken dünyadan bir türlü kopamadım.
Senden özür dilerim,hazırlık yapamadım
Görüyorsun yanımda ne valiz var,ne bavul.
Uykum öyle ağır ki; ne zil duydum,ne davul.

Yaşım yetmiş olsa da ,gör ki ;fıkır fıkırım.
Bu cümbüşlü alemi, ben nasıl bırakırım?..
Hani bir söz vardır ya; yaş yetmiş, iş bitmiş.
İnan ki, bu yalan, bunu diyen halt etmiş…

Ey Azrail! Dur biraz, sana yalvarıyorum.
Yasal haklarım için; bir avukat arıyorum…
Hayallerim, düşlerim, yarım kalan işlerim.
Estetik yapılacak ,daha burnum ,dişlerim..

Elli yaşımda ancak, voleyi vurabildim.
Hortumlar sayesinde, holdingi kurabildim…
Gerçi ucuza verdim, şerefin kilosunu.
Ama böyle kazandım, şu uçak filosunu…

Ey Azrail! Ne olur, bozulmasın pazarım.
Sana şöyle yüklüce, bir çek bile yazarım…
Şu masmavi havuzlu sarayıma baksana.
O daracık mezarda,yazık olmaz mı bana?..

Bazen çoluk çocuğa, içimden kızıyorum,
Ölmemi bekliyorlar, inan ki; seziyorum…
Arkamdan göstermelik, iki damla gözyaşı,
Bir de şöyle büyükçe, yaldızlı bir mezar taşı.

Tahmin ediyorum ki; mevlid de okuturlar.
Ortalığı birazcık, gülsuyu kokuturlar.
Araya reklam konur; bir ilahi aryası.
Mevlid bitince başlar, dedi-kodu furyası.

Etlerim, kemiklerim didik didik edilir.
Ben az gelirsem eğer, köklerime gidilir…
Ey Azrail! İnan ki, hazırlığım yok daha,
Hele şu din konusu, çok karışık bir saha.

Bazı büyük ağabeyler, köşeleri tuttular,
İrtica diye diye, beni de korkuttular.
İlahiyat adına; ekranda iki kaçık,
Kimlerin kuklaları oldukları apaçık.

Alim zalim karıştı, renkleri seçilmiyor,
Velisiz kaldı sokak; deliden geçilmiyor.
Bu cinnet kervanına, kocabaşlar dahiller,
Tuz bozulmuş, ne yapsın bizim gibi cahiller?…

Henüz daha gündemde, ne oruç var, ne zekat,
Ne Kuranla tanıştım, ne de kıldım bir rekat.
Gönül desen, henüz genç, daha haccım duruyor,
Nerde bir taze görsem, kalbim küt küt vuruyor.

Edemedim bir türlü, şu nefsimi terbiye,
Ortalıkta ne görse; tutturuyor ver diye.
Ey Azrail! Bilirim, gelince beklemezsin.
Tükenen vadelere, saniye eklemezsin.

Bu satırlar boş geçen ömrün hikayesi,
İbret alanlar için, son pişmanlığın sesi…
Bilmem ki, bir duvarda, bu mütevazi çaba;
Bir küçücük pencere, açacak mı acaba?…

Cengiz Numanoğlu


Yorum Bırak