Elveda Zeynep

Elveda Zeynep

Eyl 27, 2009 20 Yazar: beytül ahzan


Hüseyn meydana gidecek

Gidecek ve dönmeyecek

Bacısıyla konuşuyor

Son defa veda ediyor:

Elvedâ Zeyneb elvedâ


Ben gidiyorum meydana

Düşman ile çarpışmaya

Ceddimin dini uğruna

Öz kanıma boyanmağa

Elvedâ Zeyneb elvedâ.


Bacı ben şehid olunca

Çok dövünüp de ağlama

Sabrınız çok olsun bacı

Emânet kalın Allah’a

Elvedâ Zeyneb elvedâ.


Zeynep bu susuz yavrular

Yavrusu ölmüş analar

Sana emanetim bacı

Yakınma çok sızlanma çok

Elvedâ Zeyneb elvedâ.


Acılar anası Zeyneb

Hazin baktı kardeşine

Ey peygamberler vârisi

Kalbimin son tesellisi

Kardeş Hüseyn, kardeş Hüseyn.


Gücüm yok, kırıldı belim

Git demeye varmaz dilim

Kardeş gitme bir daha dön

Son kez göreyim nur yüzün

Kardeş Hüseyn, kardeş Hüseyn.


Gözlerim arkandan bakar

İçim yanar, bağrım yanar

Gözümde yaşlar tükendi

Kalbim sızlar, sızlar, sızlar

Kardeş Hüseyn, kardeş Hüseyn.


Küçücük kızı Sakine

Koşarak geldi Hüseyn’e

Açtı minik kollarını

Sarıldı ayaklarına

Gitme baba, gitme baba


Baba ne olursun gitme

Bizleri kimsesiz etme

Götür bizi Medîne’ye

Düşmanlara esir etme

Gitme baba, gitme baba


Baba bu küçücük kalbim

Ayrılığına dayanmaz

Gözlerimin yaşı baba

Bir ömür boyu kurumaz

Gitme baba, gitme baba


Bütün çocuklarla baba

Söz veriyoruz biz sana

Biz artık su istemeyiz

Su deyip seni üzmeyiz

Gitme baba, gitme baba


Hüseyn elvedâ ediyor

Gökte melekler ağlıyor

Düşman Hüseyn’i bekliyor

Zeyneb ölümden dönüyor

Eyvâh Hüseyn, eyvâh Hüseyn


Zülcenâh’a bindi Hüseyn

Susuz yola düştü Hüseyn

Fırat uzaklardan bakar

Akar, mahzun-mahzun akar

Eyvâh Hüseyn, eyvâh Hüseyn


Başına neler mi geldi?

Hüseyn’i kimler mi kesti?

Bunları bana sormayın

Nebî ağlar, Zehra ağlar

Eyvâh Hüseyn, eyvâh Hüseyn


Hüseyn’e kaç ok saplandı?

Kimler elinde doğrandı?

Bunları bana sormayın

Ali ağlar Mehdî ağlar

Eyvâh Hüseyn, eyvâh Hüseyn


Çadırları nasıl yandı?

Başı kaç diyar dolandı?

Bunları bana sormayın

Kalem ağlar kağıt ağlar

Eyvâh Hüseyn, eyvâh Hüseyn


Kan kılıca galip oldu

Kılıçlar kanda boğuldu

Hak müstahakkını buldu

Bâtıl düştü zâil oldu.

Ahmed Azadî