Sahib-i Cevahir (ra)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 9 Aralık 2010 1.7K kez okundu Yakın Tarih Yorum Yok
Sahib-i Cevahir (ra)
Bu yazıyı değerlendirin


[Ö. H/1266, M/1845]

DOĞUM YERİ

Hicri 1200 yılında Şeyh Muhammed Bakır’ın (r.a) evinde bir çocuk dünyaya geldi. Babası ona Muhammed Hasan adını verdi.[1]

Muhammed Hasan’ın (r.a) ailesi (İsfahan’dan üçüncü dedesi Şeyh Abdurrahim Şerif) büyük âlimlerin huzurundan istifade etmek için Irak’a giderek oraya yerleşmiştir. Kısacası Muhammed Hasan çocukluk ve gençlik yıllarını ilim ehli ve fazilet sahibi bir ailede geçirdi.

Muhammed Hasan küçük yaşta Necef İlimler Havzasına girerek mükaddime ilimlerini hızlı bir şekilde Seyyid Hüseyin Şekrayi Amuli, Şeyh Kasım Al-i Muhiddin ve Şeyh Hasan’ın yanında başarıyla bitirerek harici (içtihat) derslere başladı.

Uzun bir zaman havzanın büyük fakihleri Şeyh Kaşifu’l Gita, Seyyid Mehdi Bahrul Ulum, Seyyid Cevad Amuli ve Şeyh Musa Kaşifu’l Gita’nın derslerine katıldı. Derse olan aşk ve alakasıyla 25 yaşında içtihat derecesine ulaştı.[2] Alanında bir şaheser kabul edilen eşsiz “Cevahiru’l Kelam” kitabını yazmaya başladı.

MUHAMMED HASAN NECEFİ’NİN (R.A) ÖĞRENCİLERİ

Necef İlimler Havzası Sahib-i Cevahir’in sıcak nefesiyle daha da canlandı.

Aga Buzurgi Tahrani (r.a) şöyle yazıyor: “Sahib-i Cevahir’i diğer âlimlerden ayıran özelliği yetiştirdiği öğrencilerin her biri kendi yaşadıkları dönemlerin fetva kürsüsünde oturarak taklit mercii olmalarıdır. Yetiştirdiği öğrencileri saymak neredeyse imkânsızdır.[3]

Öğrencilerinden bazıları:

1-Seyyid Hüseyin Kuhkemeri: O, Sahib Cevahir ve Şeyh Murtaza Ensari’nin öğrencilerindendir. Şeyh Ensari’nin vefatından sonra fetva kürsüsüne oturarak taklit mercii oldu.[4]

2-Şeyh Cafer Şuşteri: Babasıyla birlikte Necef İlimler Havzasına gitti. Sahib-i Cevahir’den içtihat alan öğrencilerindendi. Hicri 1302 yılında İmam Rıza’nın (a.s) ziyaretine gitti. Tahran âlimlerinin teklif ve ısrarlarıyla orada ikamet etti. Şeyh Cafer Şuşteri müçtehit, muhaddis, fakih ve taklit merciiydi.

3-Molla Ali Keni: Hicri 1220 yılında Tahran’ın Keni köyünde dünyaya geldi. Necef İlimler Havzasına giderek Sahib-i Cevahir’in öğrencilerinden oldu. Üstadından içtihat izni aldıktan sonra Tahran’a dönerek kitap yazmakla meşgul oldu.

4-Şeyh Muhammed İrevani: Hicri 1232 yılında dünyaya geldi. Genç yaşlarında İran’dan Kerbela İlimler Havzasına hicret ederek Seyyid İbrahim Kazvini’nin derslerine katıldı. Daha sonra Kerbela’dan Necef’e giderek Sahib-i Cevahir ve Şeyh Ensari gibi büyüklerin derslerine katıldı. Merhum Seyyid Hüseyin Kuhkemerei’nin vefatından sonra İran, Türkiye, Hindistan, Rusya ve Kafkas Şiilerinin taklit mercii oldu.[5]

MUHAMMED HASAN NECEFİ’NİN (R.A) TELİFLERİ

Şeyh Muhammed Hasan Necefi (r.a) 25 yaşında “Cevahiru’l Kelam” kitabına ve Allame Hilli’nin (r.a) “Şerayiu’l İslam” kitabına şerhler yazmaya başladı. “Cevahiru’l Kelam”, kitabını gece gündüz demeden 32 yıl gibi uzun bir çalışmalardan sonra yazdı. Bu muhteşem eser günümüz havzalarında harici (içtihat) derslerinde ders kitabı olarak okutulmaktadır.[6]

Allame Seyyid Muhsin Emini (r.a) şöyle diyor: “İslam fıkhında Cevahiru’l Kelam’dan daha mükemmel bir kitap yoktur.”

Şeyh Murtaza Enasri (r.a) şöyle der: “İlahi hükümleri istinbat (elde etmek) etmek isteyen müçtehit için “Cevahiru’l Kelam” ve “Vesailu’ş-Şia” kitapları yeterlidir.

Şeyh Muhammed Hasan Necefi’nin yazmış olduğu eserleri şöyle sıralayabiliriz:

1-Cevahiru’l Kelam

2-Necatu’l İbad fil Mead

3-Hidayetu’l Nasikun

4-Humus ve Zekât

5-Ahkamu’s Savm

6-Usul ve Fıkıh içerikli makaleler

Şeyh Muhammed Hasan Necefi (r.a) ilmi çalışmalarının yanı sıra mukaddes mekânların ihtiyaçlarını karşılama ve tamiratında da çalışmalar yapmıştır. Kûfe Mescidinin tamiri, Sehle Mescidinin şadırvanı, Muslim b. Akil ve Hani b. Urve türbelerinin tamiri gibi toplumsal faaliyetleri de üstlenmişti.

Şeyh, takvalı, mümin, zahit, abid, güzel ahlaklı, mütevazı, zahiri temizliğe önem veren ve öğrencilerine şefkatli bir babaydı. Öğrencilerinin daha da başarılı olmaları için derslerinde onları överek teşvik ederdi.

AYRILIK HİCRANI

Hicri 1266 yılının Şaban ayında Şia’nın büyük fakih ve taklit mercii Şeyh Muhammed Hasan Necefi artık son nefeslerini alıyor ve Kelime-i Şahadet getiriyordu. Öğle vaktinde bu parlak güneş bir daha hiç doğmamak üzere battı. Bu acı haberle Şia âlemi yasa boğuldu. Matemli Şiiler görkemli bir cenaze merasimi düzenleyerek, Şeyh’i hayatı döneminde mescidinin yanında kendi hazırlamış olduğu odalardan birine defnettiler.

—————–

[1]-ez-Zeria, c.1, s.311.

[2]-el-Kiramu’l Berere, c.1, s.22.

[3]-el-Kiramu’l Berere, c.2, s.305.

[4]-Misarifu’r-Rical, c.1, s.263-361.

[5]-ez-Zeria, c.2, s.192.

[6]-Ayanu’ş-Şia, c.9, s.149.

—————–

“Şia Alimleri Biyografisi” kitabından alıntıdır.

Hazırlayan: Kerim Uçar


Etiketler:

Yorum Bırak