Madem İnsanlık İlgilenmiyor Sen Ağla Karanfil!

Yazar: beytül ahzan Tarih: 4 Mayıs 2011 2.4K kez okundu Yazı ve Makale Yorum Yok
Madem İnsanlık İlgilenmiyor Sen Ağla Karanfil!
Bu yazıyı değerlendirin

Bismillah…

Bazen öyle dolar ki insan, duyguların ifadesine kelimeler yetersiz kalır, cümleler kısırlaşır, dil dönmekten acze düşer… Gözyaşı en iyi tercümanıdır o hallerin… Ve şiir, işte böyle ifade çaresizliklerinin anahtarı gibi yetişir imdada…

Evrenseldir şiir… Bazen bir başka coğrafya için yazılmış olsa da, başka bir yerdeki insanın derdinin, feryadının âleme salınışı, yürek yangınının, kalplere sığmayan acının semalarda yankılanan haykırışı olur, ifadesi olur…

Nasıl ki, Kerbela faciası, bütün acıların ortak diliyse, zulmün ve ona direnişin, acının ve sabrın, Şeytan’a başkaldırmanın ve Allah’a teslimiyetin ifadesiyse ve o güne, o ana, o coğrafyaya hasredilmiş nevhalar ta kıyamete kadar mazlumun feryadı olarak yankılanacaksa, işte bazı şiirler de bundan izler taşır…

Azeri Edebiyatı’nın, özellikle Şiirde çok güçlü olduğu bilinmektedir.1990 Ocak ayında Rus ordu birliklerinin Azerbaycan’da yaptıkları ve “20 Yanvar olayları” diye anılan o cinayetin mazlumlarını anlatan Azeri şair Memmed Aslan’ın “Ağla Karanfil” adlı şiiri, o anları açıkça resmeden ve duyulan acıları, mazlumların feryadını duyan kulakları ulaştıran bir içeriğe sahiptir… Ve o şiir, bütün mazlumların şiiridir, nerede yaşıyorlarsa yaşasınlar, nerede zulme uğramış olursa olsunlar…

Bu günlerde Bahreyn kan ağlıyor…  Dünyanın umursamaz ve belki de “oh olsun” dercesine bakan gözleri önünde büyük bir insanlık suçu işleniyor… Toplu cinayetler, tecavüzler, yıkılan camiler, Hüseyniyeler… Hayır, hiçbir şey vicdanları harekete geçirmiyor, kahrolası bir suskunluk, kahrolası bir umursamazlık kaplamış semayı… “Mezhebi taassup” o denli kör etmiş ki gözleri, bırakın itiraz etmeyi, neredeyse el çırpacak “ümmet”in kimi bireyleri… Ümmet adına, Müslümanlar adına koca koca örgütler kuranlar, dünya çapında etkili olan ve “Müslüman devletlerin hakları” adına bir araya gelip örgütlenenler kahrolası bir sessizliğe bürünmüşler… Akan kan değil sanki, feryatlar duyulmuyor ne hikmetse…

İşte Bahreyn’de bu yaşananların da ortak dili olabilecek olan o şiiri, o “Ağla Karanfil” şiirini gözyaşları eşliğinde okumanın ve duymayan kulaklara göndermenin zamanıdır şimdi:


“Gökler yaman karışık

Ağla karanfil ağla

Sis gelir kan karışık

Ağla karanfil ağla


Dünyada vesvese var

Sır düğümlü kese var

Bu gecede neyse var

Ağla karanfil ağla”

 

Karanfil şehit kanı

Ağla karanfil ağla

Ağla inlet meydanı

Ağla karanfil ağla”


İnsanlık ağlamıyor, duyguları taşlaşmış, gözleri donuklaşmış… Madem insanlar ağlamıyor, sen ağla karnfil, siz ağlayın çiçekler, siz nale edin böcekler, ağaçlar, kuşlar, çöller… Siz ağlıyorsunuz zaten, gökler ağlıyor, mazlum iniltisine ses veriyorlar:


“Gök kubbe yere çökür

İnliyir hönkür hönkür

Bu gece ağrı çekir ( Bu gece acı çekiyor)

Ağla karanfil ağla

 

Sanki dünya dağılır

Dargın gökler boğulur

Bu gece şer doğulur ( Bu gece şer doğuyor)

Ağla karanfil ağla

 

Don galıp beşer indi    ( İnsanlık şimdi donup kalmış)

Meydan gene şerrindi (meydan yine şer kimselere kalmış)

Kopacak mahşer indi

Ağla karanfil ağla


Silahsız, sadece feryadı  olan insanların üzerinde tank paletleri geziniyor, kurşunlar acı birer türkü söyleyerek deliyor sineleri, silah sesleri ağıt yakıyor mazlumlara insanlar yerine…

Ümmetin sahip çıkmadığı, yardımına koşmadığı kardeşlerine sen ses ver karanfil…

 

“Eli yalınlar üste

Tank gelir deste deste

Cellâtlar durdu kaste

Ağla karanfil ağla”

 

Cavanlara kıydılar

Tanklar altta koydular

Kanım içip doydular

Ağla karanfil ağla


Bu günahsız kanlara

Bu didilmiş canlara

Bu cansız cavanlara

Ağla karanfil ağla

 

Bu bedensiz kollara

Bu uçurum yollara

Bu sahipsiz kullara

Ağla karanfil ağla


O parça parça edilmiş, o cesetleri dahi tanınmayacak hale getirilmiş, sesleri duyulmayan, kanları görülmeyen yiğitlere ağla karanfil, ölen birine en iyi bacısı ağlar karanfil, madem ağlamıyor ümmetin kızları kardeşlerine, sen bacı ol şehitlere, sen ağla karanfil…


Uzak menzil, acı yol

Yoldu yol, elacı yol

Şehitlere bacı ol

Ağla karanfil ağla

 

Ağla yürek boşalsın

Sesin göğe baş alsın

Ağla dağlar yumşalsın

Ağla karanfil ağla


O şiirleri ile aslan gibi kükreyen, şehitlerin sesi olan ve kendisi de şehitler kervanına katılan daha yirmisindeki Ayat el Kormizi’ye ağıt yak karanfil,  daha baharı bile göremeyen körpecik çocuklara, onlara ağlamaya bile fırsat bulamayan ana- babalar ses ver…


“Bahtı asılan kıza

Hünerde aslan kıza

Toyu yas olan kıza

Ağla karanfil ağla

 

Bu teklenmiş şirlere (Bu yalnız düşmüş aslanlara)

Bu kömeksiz erlere  ( Bu yardımına kimse gelmeyen yiğitlere)

Bu talihsiz nerlere

Ağla karanfil ağla

 

Bu kara yazılara

Bu körpe kuzulara

Bu ölen arzulara

Ağla karanfil ağla

 

Bağ öldü hezel ağlar

Bülbüller ezel ağlar

Güzeller güzel ağlar

Ağla karanfil ağla”

 

Evet, öldürürler “biziz” diye… Onlar Şii, onları İran kışkırtıyor, onlardan bize ne!” diye diye vururlar bizi… Gözlerimize baka baka geçip giderler ses vermeden, zalimlerin önünde eğilmeyen başlarımız toprağa düşerken, yalan hadislerin aldatıcı tınısı yankılanır kulaklarda sadece: “ Onlar Şii! Onlar…”!…

 

Kırarlar bizik diye

Hak işe düzük diye

Astarsız üzük diye

Ağla karanfil ağla

 

Yoluna gülle çıksak

Avazı gülle ancak

Dost güçsüz, düşman alçak

Ağla karanfil ağla


Olsun! Varsın kimse ses vermesin, varsın gözler önünde savrulsun kollar bacaklar, yerlere düşsün cansız bedenler… Bu şehitler el uzatırken sehitler seyyidi Huseyn’e (a.s.), gülerek yönelirken şehadetin gülen yüzüne, varsın geçici dünyanın aldatıcı zevkiyle hem hal olsun ümmet… Bu ne ilkti, ne de son olacak zaten… Kerbela bir meşale gibi aydınlatırken şehidlerin yolunu, varsın kalanlar yüz çevirsinler ne çıkar… Görünürde şer hayra üstün gelmiş olsa da, o adalet baharının geleceği gün hakkın zaferini muştuluyor ya, bize yetmez mi?…  “İntizar”da olanlara selam olsun…


“Kerbela kan çöllere

Didilen gonçelere ( paramparça olmuş goncalara)

Nazenin incelere

Ağla karanfil ağla

 

Nerde kaldı bu kanlar

Od püskürür volkanlar

Boş elimiz kalkanlar ( boş ellerimizi kendimize kalkan ediyoruz)

Ağla karanfil ağla

 

Hayra şer üstün geldi

İniltili ün geldi

Ağlamalı gün geldi

Ağla karanfil ağla”


MUHSİN KÜÇÜKER


Yorum Bırak